******************* KURULTAYLAR VE ŞURALAR **************************
1. TÜRKMEN KURULTAYI TEMEL İLKELER DEKLARASYONU 04 - 07 Ekim 1997 Erbil - IRAK
Madde 1 Giriş : Bu belgede yer alan esaslar Türkmen toplumunun temel ilkelerini oluşturmakta olup, tadili ve değiştirilmesi sadece Türkmen Kurultayının yetkisindedir. Türkmen kurum ve kuruluşları tüzük, program ve faaliyetlerini bu ilkeler doğrultusunda düzenleyecektir. Madde 2 Türkmen Adı : Türkmen adı bir toplumu ifade etmekle olup, Müslüman Oğuz Türklerine verilen addır. Türkmenler; Hicri 53'ten başlayarak tarihin çeşitli dönemlerinde, Orta Asya'dan bölgeye göç eden ve Telafer'den Mendeli'ye kadar olan coğrafi kesime yerleşen, Osmanlı'dan sonraki dönemde işbaşına gelen rejim ve hükümetlerin baskı ve asimilasyonları neticesinde can güvenliği nedeniyle Irak'ın çeşitli yörelerine dağılmak zorunda kalan bir toplumdur. Madde 3 Türkmenlerin yazı dili İstanbul Türkçe'si, alfabesi yeni Latin alfabesidir. Madde 4 Türkmen toplumu ve Türkmen davası bir bütündür. Din, lehçe, sınıf, mezhep veya bölge ayırımını reddeder. Madde 5 Türkmen olmak mensubiyet ve şuurladır. Türkmen olduğunu hisseden herkes Türkmen'dir. Irkçılık reddedilir. Madde 6 Türkmen olduğunu söyleyen ve bunu davranışlarıyla ispat eden ve milli davaya sadakatle bağlı herkes bu davada yer alma, mücadele verme, Türkmen kurum ve kuruluşlarında görev alma hakkına sahiptir. Madde 7 Türkmen toplumu, milli amaçlarına ulaşmak için sivil, demokratik ve barışçı bir yol takip eder. Ancak vaki bir tehdit karşısında meşru müdafaa hakkına sahiptir. Türkmen toplumu; varlığını, hak ve menfaatlerini korumak, vaki tehditleri bertaraf etmek için gerekli organizasyon ve örgütlenmeyi oluşturma yetkisine sahiptir. Madde 8 Türkmen Toplumunun Amacı a. Irak'ın toprak bütünlüğü içerisinde Türkmenlerin ve diğer milletlerin meşru haklarına kavuşması; b. Irak'ta demokratik, insan hak ve özgürlüklerine saygılı çoğulcu parlamenter bir sistemin kurulması; c. ırak'ta yaşayan tüm etnik, mezhebi ve dini azınlıklar arasında eşitliğin sağlanması; d. Siyasi ve idari yapının eşit haklar ilkesi esaslarına göre düzenlenmesidir. Madde 9 Türkmen toplumu, Irak yönetimlerinin toplum aleyhine aldıkları, idari, siyasi, sosyal ve kültürel kararların tümünü reddeder. Zorla göç ettirilen veya göç etmek zorunda bırakılan Türkmenlerin eski yerlerine iade edilmesi, uğradıkları mağduriyetlerin telafisini ve zararların tazminini talep etmektedir. Türkmenlere ait kamulaştırılan ve el konulan tarım arazileri ve gayri menkullerin sahiplerine iade edilmesini, siyasi nedenlerle idam edilen veya çeşitli cezalara mahkum edilen rejim mağdurlarına veya varislerine itibarlarının iadesini ve tazminat ödenmesini istemektedir. Madde 10 Türkmen mücadelesi amacına ulaşıncaya kadar, Türkmen kuruluşları Cephe çatısı altında birleşerek birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmeyi kabul ederler. Cepheye rakip olmak, onu yıpratmak, zayıf düşürmek amacı ile her türlü örgütlenme, enformasyon ve benzeri faaliyetler kabul edilemez ve Türkmen toplumuna karşı düşmanca faaliyet olarak telakki edilir. Madde 11 Türkmen mücadelesi hedefine ulaşıncaya kadar bütün imkanlar seferber edilecek, amaca varmak için görüş ve fikir ayrılıkları bir tarafa bırakılacak ve çekişmeler teşvik edilmeyecektir. Türkmen Kurultayı, kabul edilen Tüzük gereği 30 kişilik Şura üyeleri seçti. Şura, 07 Ekim 1997 tarihinde yaptığı ilk toplantısında Sekretaryasını, Irak Türkmen Cephesi Başkanını, Yürütme, Denetleme ve Disiplin Kurulları üyelerini belirledi. 07.10.1997 ****************************************************************** 2. TÜRKMEN KURULTAYI SONUÇ BİLDİRİSİ 22 Kasım 2000 2 nci Türkmen Kurultayı, 20-22 Kasım 2000 tarihleri arasında Irak'ın kuzeyinde faaliyet gösteren siyasi partiler, hareketler, Türkiye ve diğer ülkelerdeki dernek, vakıf ve kuruluş temsilcileri, fikir, bilim ve sanat adamlarının ortak katılımı ile gerçekleşmiştir. Kurultayda Irak Türkmen halkının içinde bulunduğu şartlar değerlendirilmiş, bugünkü durumu görüşürülmüş ve geleceğe yönelik kararlar alınmıştır. Yıllardır uygulanan asimilasyon politikası bugün de hızından bir şey kaybetmemesine rağmen Türkmenlerin günümüzde varlığını koruma mücadelesine devam ettiği ve bu mücadelenin dünyada eşine az rastlanır güç koşullarda sürdürüldüğü değerlendirilmiştir. Türkmenler milli kimliklerinden vazgeçmeye zorlanmakta ve hatta mecbur edilmektedir. Onları asimile etmek, zorunlu göçe tabi tutmak ve bölgelerini araplaştırmak için çeşitli yöntemlere başvurulmaktadır. Kurultay, Irak yönetiminin uygulamalarını kınamış, alınması gereken tedbirleri görüşmüş ve değerlendirmeler yapmıştır. Güvenli bölgede yaşayan Türkmenler de, bugünkü koşullarda kabul edilmesi imkansız ve hür dünyanın kabul ettiği normlara çok uzak muamelelere maruz kalmaktadırlar. Türkmen halkının temel düşüncesinin; aynı kaderi paylaştığı bölge halklarının refah ve mutluluğu, demokrasinin tüm kurum ve ilkeleri ile yerleşmesi, mevcut çok kültürlülüğün korunarak yaygınlaştırılması, halklar arası kardeşlik ile bölge barışının sağlam temeller üzerine tesis edilmesi olduğu üzerinde görüş birliğine varmıştır. Irak Türkmen Cephesi diyalog kapısını her zaman açık tutmuştur. Meselelerin çözümünün barışçı yollarla olacağına inancını hiçbir zaman yitirmemiştir. Bölgesel, idari, sosyal, siyasal alanlarda yaşanan sorunların çözümü için açılacak yeni bir sayfa ve bununla beraber yaratılacak uzlaşma ortamının barış ve refah dolu bir dönemin başlamasına vesile olacağı inancını Türkmen kurultayı da desteklemektedir. Kurultayda ayrıca, Irak Türkmenlerinin bölge partileri ve diğer muhalefet grupları ile ilişkileri ele alınmış, bölgede eğitim ve kültür çalışmaları, teşkilatların güçlendirilmesi, kadın ve gençliği hedef alan kitle örgütlerini geliştirmek için verilen desteğin artırılması üzerinde durularak çözüm önerileri değerlendirilmiştir. Irak rejimi; günümüze kadarki uygulamaları ile halkı üzerinde tarifsiz acılara sebep olmuş, halk yönetimin ağır baskısı yanında ambargodan kaynaklanan açlık ve sefalete mahkum edilmiştir. Irak yönetimini, halkını yirmi birinci yüzyıla yakışan çağdaş bir rejime kavuşturmaya ve Birleşmiş Milletler kararlarına uymaya, Birleşmiş Milletleri de ambargoyu kaldırarak Irak halkının acılarını dindirmeye davet ediyoruz. Barış, refah ve mutluluğu her halk kadar hak eden Türkmenler, vatandaşı olduğu ülkeye sadakatle bağlı olmanın verdiği rahatlık ve öz güvenle demokratik haklarını talep ve Irak'da rejimin normale dönmesi için samimi katkısını sürdüreceğini beyan etmektedir. Bölge ve Dünyada yaşanan sorunların barışçı yollarla çözümlenmesi için destek olunması benimsenmiş, sorunlar hakkında Türkmen halkının görüşüne siyasi raporda yer verilmesi kararlaştırılmıştır. Birinci Kurultayda kabul edilen temel ilkeler deklarasyonu güncellettirilmiş ayrıca kurultayda Türkmen Şurası üyeleri seçilmiştir. ********************************************************************* 3. TÜRKMEN KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ 13-15 Eylül, 2003 tarihleri arasında Irak-Kerkük şehrinde Türkmen siyasi hareketleri ve halk temsilcilerinden oluşan 550 delege; Irak'ı ve Irak Türkmen toplumunu ilgilendiren hususları görüşmek, Türkmen halkının hedefleri doğrultusunda , ortak siyasi söylem etrafında birlik ve beraberliği pekiştirmek ve siyasi harekete ivme kazandırmak amacıyla 3ncü Türkmen Kurultayını düzenledi. Kurultaya IMTP, TP, TBH, ITİH, TKO ile Bağdat, Diyala, Erbil, Musul, Kerkük ve Salahaddin illerinden 550 delege katıldı. 3 gün boyunca devam eden Kurultayda Irak'ın ve Türkmen toplumunun siyasi, sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuki meseleleri teşkil edilen 9 ihtisas komisyonu tarafından görüşülerek değerlendirildi. Kurultayda Irak Türkmenlerinin karar mercii olarak katılan tüm tarafların temsil edildiği 85 kişilik Türkmen Meclisi seçildi. Kurultay, Türkmen siyasi hareketlerinin ve halk temsilcilerinin katılımıyla kapsamını genişleterek , ITC'nin bir koalisyon çatısı olarak devam etmesine karar verdi, icra makamı olan Yürütme Kurulu ve ITC Başkanını demokratik oylama usulü ile seçti. Katılanlar tarafından Irak’ta Türkmenlerin yaşadığı Telafer’den Mendeli’ye kadar uzanan coğrafi bölgeye “Türkmeneli” adı verilmesi, Türkmen Meclisinin ve ITC'nin merkezinin Kerkük şehrinde olması kararlaştırıldı. Kurultaya katılanlar, Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine bağlı kaldıklarını, bu birliği tehdit edebilecek her hangi plan veya düşüncenin Irak'ı ve Ortadoğuyu felakete sürükleyeceğini dolayısıyla dünya istikrarını bozacağını vurguladı. Katılımcılar Irak'ta yaşayan tüm insanların eşit haklara sahip vatandaş olarak çoğunluk ve azınlık kavramlarını reddettiğini , hiç bir gurubun veya sosyal kesimin Irak içerisinde toprak veya siyasi hegemonyasının (egemenliğinin) kabul edilmeyeceğini, bu bağlamda geçmiş dikta rejimlerinin yarattığı zorunlu demografik ve sosyal değişimlerin geçersiz olduğunu; ancak sorunların toplumsal uzlaşma esas alınarak bilimsel metotlarla çözülmesinin gerektiğine inandığını belirtti. Hazırlanmakta olan Irak anayasasının "Irak vatandaşlığı" kavramını temel alarak uluslararası ve insan hakları normlarına uygun şekilde düzenlemesinin bir demokrasi gereği olduğunu vurgulayan katılımcılar bugüne kadar göz ardı edilen Türkmen varlığının devlet kuruluşlarında adil temsil edilmesini istedi. Bu bağlamda Geçici Hükümet Meclisi ve Bakanlar Kurulundaki Türkmen temsilinin Türkmen toplumu güçlerine danışılmadan yapıldığını ve oran olarak yetersiz olduğuna dikkat çekerek, bu tavırların beklenen demokrasiyi şimdiden zedelediğini, Türkmen toplumunu endişeye sevk ettiğini ve reddettiğini bildirdi. Geçici Hükümet Meclisinin teşkili, yetkilerin Iraklılara devredilmesinde olumlu bir adım olarak değerlendirilmekle beraber, bu meclisin Irak güçlerini tamamen temsil etmediği ve son karar yetkisinden yoksun olduğu görülmektedir. Meclisin teşkil ettiği Bakanlar Kurulu ise meclisin kusurlarını yansıtmaktadır. Bu yapıyla meclisin alacağı kararlar ve yapacağı uygulamaların taraflı olmaması için yakından izlenilmesi ve uyarılarda bulunulması konusunda tüm Irak güçlerine çağrıda bulunulmuştur. Geçici Meclisin teşkil ettiği Anayasa Komisyonunun halk tarafından seçilmediği ve bir hukuk heyetinden fazla bir siyasi heyet olduğu bir gerçektir. Hal bu iken, tüm siyasi tarafların eşit şekilde bu komisyonda yer alması ve çalışmalarında toplumsal uzlaşma prensibinin esas alınması gerekmektedir. Çıkacak Anayasa taslağı insan hakları deklarasyonu, Avrupa konvansiyonu ve uluslararası normlara uygun olmalı ve referanduma sunulmadan önce siyasi güçlerin kabulünü sağlamalıdır. Irak Anayasasında; Irak'ın toprak bütünlüğünü, devletin siyasi birliğini ve mutlak egemenliğini şimdiden veya gelecekte muhtemelen tartışma konusu yapabilecek her hangi bir madde açıkça ve ima şeklinde yer almamalı, Irak halkının çeşitliliğini gösterirken, Irak vatandaşları arasında eşitliği bozabilecek ön şartlar koyulmamalıdır. Toplantıya katılanlar, Anayasanın Irak toplumunun gerçeklerine uygun olmasının gerektiğine inanmakta; bu gerçeklerin bilimsel olarak ortaya çıkması için, uluslararası kuruluşların denetiminde bir nüfus sayımının yapılmasını ve sonuçlarının dikkate alınmasını şart görmektedir. Kurultay, Türkmenlerin gerçek nüfusunu ortaya koymak amacıyla ITC’nin denetiminde Türkmen bölgelerinde acilen bir nüfus sayımı yapılmasını da gerekli görmektedir. Irak vatandaşları Saddam'ın baskı ve zulmünden kurtulurken, bölgesel bazda olsa bile değişik gurupların baskı ve silahlı tehditlerinden hala kurtulamamıştır. Bu durum, Irak'ın istikrarında menfi rol oynamakta ve vatandaşların ifade özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Irak'taki tüm milislerin acilen silahsızlandırılması önem taşımaktadır. Silahsızlandırma operasyonunda tercihli politika izlemek halk arasındaki uzlaşma ve güveni zedelemektedir; bu durumda yapılacak sayım, seçim ve referandum tehlikeye girecektir. Kurultaya katılanlar Irak'ta güvenlik sorunlarının, terör eylemlerinin artış gösterdiğini kaydetmiş, Irak'ta insanların can ve mal varlığının sorumluluğunun koalisyon güçlerine ait olduğunu hatırlatarak, çözümün; haksızlıkların ortadan kaldırılması, hukuk sisteminin işletilmesi ve halk desteğini sağlamak için toplumsal ve siyasi dengelerin dikkate alınmasından geçtiğini İfade etmiştir. Ayrıca koalisyon güvenlik güçleri, Irak halkının hassasiyetine dikkat göstermeye ve bu hassasiyetleri bilen güçlerden destek almaya çağırılmıştır. Katılanlar, her türlü terör olayını telin ederek, Irak topraklarının terör örgütlerinin üssü haline gelmemesi için gecikmeden önlemlerin alınmasını talep etmiştir. BM Irak temsilciliğine, Musa Ali mezarına, Tuzhurmatu ve Kerkük'te sivil halka ve Muhammed Bakır El-Hakim'e yapılan saldırı ve suikastlar şiddetle kınanmıştır. Kurultay, ister terör kökenli olsun ister provokatif eylemler olsun, bu insanlık dışı olayların soruşturulması, bir an önce faillerinin cezalandırılmasını ve olaylara yol açan nedenlerin ortadan kaldırılmasını talep etmektedir. Irak ordusunun ve kimi bakanlıkların lağvedilmesi, önceden mevcut işsizler kervanına yaklaşık bir milyon işsiz kattı. Bu işsizler ordusunun çalışması için devleti büyük yatırımlar ve özel sektörü de hizmet sektöründe yatırımlar yapmaya davet etmekteyiz. Mevcut çalışan kurumların ihtiyaç fazlası varken, belli gurupların elemanlarının bu kurumlara yerleştirilmesi yanlış bir politikadır ve kamu kurumlarını partizan amaçlara alet etmektedir. Özellikle Kerkük ilinde dikkat çeken başka illerden memur atamaları ve nüfus kaydırmaları siyasi amaçlı, şehrin kompozisyonunu bozmaya yönelik çalışmalar olarak tespit edilmiştir. Bu durum şehir halkını iş ve çalışma imkanlarından mahrum kıldığı gibi, şehrin ekonomisini de menfi şekilde etkilemektedir. Lağvedilen devlet kurumlarının olumlu personeli, ihtisas alanlarında yeniden görevlendirilmelidir. Bilim ve teknoloji çarkının yıllardır durduğu Irakta on binlerce yüksek diploma sahibi ve uzman kişi işsiz kalmış ve beyin göçüne neden olmuştur. Bilim ve teknoloji müesseselerin uluslararası standartlara göre yeniden yapılanması, genişletilmesi ve yenilerinin eklenmesi bu işsiz kitleyi tekrar kucaklayacak ve Irak'ın ilerlemesinde rollerini alacaklardır. Katılanlar, 9 Nisan 2003 tarihinden sonra Irak'ın durumunu değerlendirmiş, başta Kerkük ili olmak üzere Türkmen bölgelerinde idari yapılanmalarda Türkmen toplumunun haksızlıklara uğradığını tespit ve ifade etmişlerdir. Uzun yıllar dünyadan izole edilen Irak'ın; uluslararası arenada hak ettiği yerini tekrar alması, Irak halkının kaybettiği fırsatları kazanması ve bölge istikrarının sağlanmasında üzerine düşen rolü üstlenmesi için pozitif, barışçıl ve yapıcı bir dış politika izlemesi gereklidir. Irak; BM, İslam Kongresi, Arap Camiası ve diğer uluslararası kuruluşlarda yerini almalıdır. Kurultay Irak’ın toprak bütünlüğünü esas alarak tüm halkların haklarının anayasa güvencesi altında eşit haklara sahip olmasını esas almak kaydıyla Irak’ın Arap ülkelerinin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Başta komşu ülkeler olmak üzere ilişkide olduğu dünya ülkeleri ile dostluk anlaşmaları imzalaması, Irak'ın imajını değiştirmesine yardımcı olacaktır. Ortadoğunun hassas dengelerini göz önünde bulundurarak,Hükümet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyelerini Irak halkının barış ve istikrar özlemlerini yansıtmaya davet ediyor. Ayrıca , koalisyon idaresini Irak'ın üye olduğu İslam Konferansı ve Arap Camiasıyla Irak hususunda yardımlaşmaya çağırıyoruz. Operasyon akabinde çeşitli nedenlerle aksayan elektrik, su, sağlık ve çevre temizliği gibi temel hizmetlerin acilen sağlanması için dünya örgütlerini ve ülkelerini göreve davet ediyoruz. Kurultay, Arapçanın resmi ve eğitim dili olması yanı sıra 30 Mayıs 1932 deklerasyonu ve 24 Ocak 1970 kararında tanınan ana dille eğitim hakkının müktesep bir hak olduğunu ve Türkçenin de Türkmenlerin eğitim dili olarak kullanılmasının gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Kurultay ayrıca Musul ve Kerkük’te özel üniversite ve hastanelerin kurulması yönünde gerekli girişimlerde bulunulmasını tavsiye etmektedir. Türkmenlerin ekonomik yönden güçlenmelerinin sağlanması için gerekli planlamalar yapılmalı ve Türkmen bölgelerinde bölge şartlarına uygun ekonomik yatırımların yapılması teşvik edilmelidir. Askeri harekat esnasında yağmalanan Irak halkının serveti ve tarihi mirasının iade edilmesi özel çabaların harcanmasını gerektirmektedir. Koalisyon güçlerinin bu hususa eğilmesi önem arz etmektedir. Kurultay Irak'ın idari yapısı için önerilen federatif yapıyı tehlikeli bulmaktadır. Binlerce yıl boyunca iç içe yaşayan Iraklıların arasında suni sınırlar çizmek ancak Irak'ın bölünmesine yol açacaktır. Merkeziyetçi yönetim sistemi ise diktatörlüğe neden olmaktadır. Kurultay; siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve egemenlik hakları esas alınmış, doğal kaynakları tüm Irak halkının refahı için kullanılan, komşularına tehdit teşkil etmeyen üniter ve demokratik bir sistemi uygun görmektedir. Saddam rejiminin ardında bıraktığı en büyük sıkıntılardan biri de demografik değişim amaçlı zorunlu göç politikası olmuştur. Yerlerinden edilmiş aileler eski topraklarına dönmeli, arazileri gasp edilmiş, köyleri yerle bir edilmiş köylüler, yıkıma uğramış veya el koyulmuş semtler ve haneler sahiplerine iade edilmelidir. 9 Nisan akabinde başta Kerkük ili olmak üzere bazı Irak bölgelerinde avantaj sağlamak için ters yönde demografik değişiklikler yapmaya çalışan kimi grupların yaptıkları, Saddamın uygulamalarını andırmakta ve huzursuzluk yaratmaktadır. Bu toplumsal meselenin daha fazla sorunlara neden olmadan bir takım önlemlerin alınması gerekmektedir. 9 Nisan tarihinden sonra özellikle Kerkük'te yapılan nüfus ve mülkiyet üzerindeki değişiklikleri dikkate almamak kaydıyla mülkiyet talepleri ve geri dönüş müracaatlarının uluslararası uzman bir komisyon tarafından incelenmesi uygun görülmektedir. Bu hususta 1957 sayımı esas alınmalıdır. Kurultaya katılan temsilciler, Türkmen toplumunun haklarına kavuşması ve Irak'ın bir an önce demokratikleşmesi ve tam egemenliğini kazanması için her türlü desteğe hazır olduklarını belirtti. Son olarak katılımcılar; özgürlüğüne kavuşan tüm Irak halkını selamlarken bu ortamı sağlayan koalisyon güçlerine teşekkürlerini bildirir, ayrıca bu ilk demokrasi örneğinin sergilenmesinde destek ve yardımda bulunan tüm taraflara şükranlarını sunar. 3ncü Türkmen Kurultayı 19 Eylül 2003, Kerkük ****************************************************************** 7. TÜRKMEN ŞURASI SONUÇ BİLDİRGESİ 07-09 Haziran 2000 Erbil Türkmen Şurası 7. Dönem toplantıları 7-9 Haziran 2000 tarihleri arasında Erbil'de yapılmıştır. ITC'nin bölgesel ve uluslararası faaliyetleri değerlendirilmiş, gündemde bulunan maddeler görüşülmüştür. Ayrıca Türkmen Şurası'nın daha etkin hale gelmesi için yeni şura üyelerinin seçimi yapılmıştır. ITC'nin Şura ve Cephe çalışmalarını artırma ve geliştirme için gerekli yeni kararlar alınmıştır. Şura sonucunda belirlenen karar ve temel hedefler şu şekildedir : - ITC'nin izleyeceği ana politikalar gözden geçirilmiş, sorunların eşitlik, barış ve demokrasi kuralları içinde ele alınması ve çözülmesi kararlaştırılmıştır. - Türkmenlerin halen yaşamakta oldukları baskılar ve sorunların aşılması için gerekli yeni stratejiler ve önlemler tespit edilmiştir. - INC çalışmalarına, ancak ITC'nin belirlediği esaslar doğrultusunda katılınabileceği ifade edilmiştir. - Türkmen davasını, uluslararası mahfillerde tanıtmak ve savunmak amacıyla açılan yurt dışı temsilciliklerinin her şekilde ve sürekli olarak destekleneceği belirtilmiştir. - Türkmenlerin içinde bulundukları baskıların sona erdirilmesi için, bütün demokratik ülkelerin ve uluslararası kuruluşların dikkatinin çekilmesi ve gerekli önlemlerin bir an önce alınması karara bağlanmıştır. - Kerkük'ten sürgün edilen Türkmenlerin topraklarına yerleştirilmek istenen Filistinli kardeşlerimizin bu planlara alet olmaması, Bağdat rejiminin bu ve diğer sindirme, asimilasyon politikalarından bir an önce vazgeçmesi için çağrıda bulunulmuştur. - Türkmenlerin kendi dillerinde eğitim yapmaları, ikamet ve ev kiralama konularındaki sorunlarına acil çözümler bulunması, Türkmen, Kürt, Arap ve Asuri halkları arasındaki sevgi ve hoşgörü ortamının güçlendirilmesi hususuna işaret edilmiş, kardeş Kürt ve Asuri partileriyle ilişkilerin geliştirilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. - Irak genelinde Türkmen tutukluların ve kaçırılanların derhal salıverilmeleri talep edilmiştir. - Irak'ta, başta Türkmenlere olmak üzere tüm Irak halklarına uygulanan insanlık dışı politikaların, Dünya kamuoyu, BM, insan haklarına saygı gösteren kurum ve kuruluşlar nezdinde bir kez daha gündeme getirilmesi kararlaştırılmıştır. - En temel insan hak ve hürriyetlerinin engelleme çalışmalarına, nereden gelirse gelsin karşı çıkılmasının önemi ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Türkmensiz çözümlerin Irak'a hiçbir zaman barış ve huzur getirmeyeceği ve Türkmenler tarafından da asla kabul edilmeyeceği özellikle vurgulanmıştır. Türkmen Şurası, Erbil, 09 Haziran 2000 ******************************************************************* 8. ŞURA TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ 2 nci Türkmen Kurultayı tarafından seçilen Türkmen Şurası 22 Kasım 2000 tarihinde Erbil'de toplanmıştır. Toplantıda Mevcut tüzükte yapılan tadilat kabul edilerek Irak Türkmen Cephesi'nin organları seçilmiştir. Seçim sonuçları aşağıdaki gibidir : IRAK TÜRKMEN CEPHESİ BAŞKANI VE YÜRÜTME KONSEYİ ÜYELERİ ITC Başkanı Sanan Ahmet Aga Yürütme Konseyi Üyesi Cemal Şan Yürütme Konseyi Üyesi Seyyah Küreci Yürütme Konseyi Üyesi Kenan Şakir Üzeyirağalı Yürütme Konseyi Üyesi Salah Merdan Yürütme Konseyi Üyesi Aydın Beyatlı Yürütme Konseyi Üyesi Hasan Özmen DENETLEME KURULU ÜYELERİ Karhi Altıparmak Turan Ağaoğlu Azad Küreci Fevzi Neccar Dilşad Hoca DİSİPLİN KURULU ÜYELERİ Kenan Saka Rifat Cevat Mustafa Ziya Fazıl İsmail Adil Şakir ŞURA SEKRETERYASI Şura Sekreteri Celal Hatip Sekreter Yardımcısı Settar Neccar Üye İbrahim Kasap Üye Aydın Maruf ******************************************************************* ITC YÜRÜTME KURULU 2002 ŞUBAT BİLDİRİSİ 01.02.2002 Milattan önce ve İslamiyet döneminden bu güne Irak topraklarını vatan edinen Türkmen halkımız Irak halkları Arap, Kürt, Asuri ve diğer etnik kökenler ile birlikte toprağı savunmada milli mücadeleyi vermiş ve vermektedir. Aynı zamanda Adriyatik denizinden Çin Seddine kadar uzanan büyük Türk milletinin soyundan olduğunu unutmamakta ve unutmayacaktır. Ancak Osmanlı imparatorluğunun 1918 yılından beri Irak'tan çekilmesiyle Türkmen toplumumuz Irak hükümetlerinin gerek gizli gerekse açık baskı, zulüm, asimilasyon, toplu idam, tutuklama ve katliamlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle Saddam rejiminin 1968 yılından beri uyguladığı ırkçı baskıcı haksız politikası altında milli, kültürel, sosyal ve insani haklarımız çiğnenmiş ve çiğnenmektedir. 1991 yılında körfez savaşı sırasında Saddam rejimine karşı tüm Irak bölgelerinde patlak veren büyük ayaklanma sonucu BM'lerin 688 sayılı 5 Nisan 1991 tarihli kararı üzerine kuzey Irak'ta güvenli bölge kurulmuştur. Milli mücadeleyi açık şekilde güvenli bölgede başlatan Türkmen milliyetçi aydınlar, siyasi partiler ve bağımsız şahsiyetler olarak siyasi , kültürel ve sosyal faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bugün bu siyasi hareket tüm ırak Türkmenlerinin Telafer'den Mendeli'ye kadar meşru temsilcisi olan ırak Türkmen cephesi liderliğinde devam etmekte ve günden güne ilerlemektedir. Bugün Irak Türkmen Cephesi, Türkmen şehri Erbil'de genel merkezini kurmuşsa da, Bağdat politikası altında inleyen Kerkük, Musul, Telafer, Hanekin, Mendeli ve tüm Türkmeneli bölgesindeki Türkmenlerin bir an önce zulümden kurtuluşu için mücadele vermektedir. Fakat Türkmen toplumuna kin ve nefret besleyen bazı taraflar, yarının Irak'ında Türkmenleri ortak edinmemek, hak ve menfaatlerini ihmal etmek gayesiyle gerek basın organlarında gerekse sokaklarda olsun Irak Türkmen Cephesinin meşru amaç ve mücadelesine gölge düşürmeğe teşebbüs etmektedir. Dolayısıyla biz Irak Türkmen Cephesi Yürütme Konseyi Başkan ve Üyeleri ile bu çatı altındaki siyasi partiler olarak bu şüpheli düşünce ve tavırlara karşı tepkilerimizi dile getiren ortak tutumumuzu şu şekilde sıralıyoruz: ITC'nin Kasım 2000 yılında tüm dünyanın gözü önünde yapılan İkinci Türkmen kurultayı sonucu seçilen ITC başkanı görevini başarıyla sürdürmektedir. ITC çatısı altında bulunan siyasi partilerimiz Ocak 2002 yılı içerisinde medeni ve demokratik bir yapı içinde kurultaylarını yapmışlar ve yapmaya devam etmektedir. ITC, Türkmen kardeşlerimiz arasında hiçbir zaman bölge ve mezhep ayrımı yapmamış ve yapmayacaktır. Ancak bu tür ayrım yapanlara da şiddetle karşı çıkmıştır. Bu tür ayrımlar, Türkmenlerin düşmanları tarafından bilinçli olarak tezgahlanarak Türkmen toplumunu oyuna getirme amacını taşımaktadır. Türkmenler ve ITC üzerinde bölgede mevcut bazı siyasi gazetelerin yayınlamış olduğu yazılarda, Türkmen ve diğer etnik kökenler arasında nifak tohumları ekmek istiyorlar. Bunu yazanlar şunu bilsinler ki, eğer bu nifak fitne tohumları yeşertilmeye devam edilirse, bundan Türkmenlerden ziyade diğer toplumların da zarar göreceği aşikardır. Türkmenler tarih boyunca en barışçı, medeni ve yeri geldiğinde hakkını almasını bilen halk olmuştur. Biz ITC olarak Irak devletinin toprak bütünlüğünü kuruluşumuzdan bugüne kadar savunmuşuz ve savunmaktayız. Ancak bölgede değişecek dengelere göre halkımızın milli çıkarı doğrultusunda kararımızı belirtiriz. Biz Irak Türkmenleri olarak Irak'ta ve bölgede meydana gelecek tehlikeli gelişmeler karşısında yalnız kalmayacağımızı belirtiyoruz. Irak Türkmen Cephesi olarak, hür dünya ülkeleri ile özellikle Türk soydaşlarımızın sonsuz desteğini arkamızda bulacağımızdan eminiz. Sanan Ahmet Ağa - ITC Başkanı Celal Hatip - Türkmen Şura Sekreteri Cemal Şan - Yürütme Kurulu Üyesi ve Irak Milli Türkmen Partisi Genel Başkanı Riyaz Sarıkahya - Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Kenan Üzeyirağalı - Yürütme Kurulu Üyesi ve Türkmen Bağımsızlar Hareketi Genel Başkanı Seyyah Küreci - Yürütme Kurulu Üyesi Salah Merdan - Yürütme Kurulu Üyesi